KADİR GECEMİZ HAYIRLARA VESİLE OLSUN İNŞALLAH
Kadir gecesi gecelerin en feyizlisidir. Bu gecede yapılan ibadet, içinde kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlıdır.
Hz. Peygamber’e ümmetinin öm-rü gösterildiğinde, önceki ümmetlere nazaran ömrü-müzün kısa olduğu görülmüştür.
Amelde onların uzun ömürleri ile kazanacakları ecir ve sevabı kazanmak için Cenab-ı Hak 83 senelik ibadete denk kadir gecesini bu ümmete nasip etmiştir.
“Biz Kur’anı kadir gecesinde indirdik. Kadir gece-sinin ne olduğunu sen nereden bileceksin. Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır. Melekler ve ruh o gece Al-lah’un izni ile yeryüzüne inerler. O gece tan yeri ağa-rıncaya kadar süren bir selamettir.”
Bu gece insanlık için bir hidayet rehberi olan Kur-’an’ın indirilmeye başlaması geceye büyük bir şeref ka-zandırmıştır.
Hz. Peygamber alem şümul peygamber olarak bu gecede vahiy ile serfiraz kılınmıştır. Bedir zaferi bu gecede kazanılmıştır. Gecenin kıymeti bu gibi olaylardan kaynaklanmaktadır.
Ama bu geceye kıymet veren asıl Allah (c.c) dir. Bu gece inen melek ve ruhlara yeryüzü dar gelmektedir. İzdiham had saf-hadadır. Semanın nuranileri ile yeryüzünün nuranileri musafaha yapmaktadırlar.
Bu ay, peygamberimizin ifa-deleri ile evveli mağfiret, ortası rahmet, sonu ce-hennem azabından kurtuluş olması, kadir gecesini için-de bulundurması, işlenilen günahların affedilip, bütün ağırlıklarıyla çirkin yanlarının üzerimizden atılması, yapılan ibadet ve taatın yedi veren başaklar gibi ba-zen on, bazen yüz, bazen otuz bin kat sevap getir-mesi ve şeytanların zincirlenip cennet kapılarının ardı-na kadar açılması yönüyle bize ayrı bir zevk yaşat-makta ve hislerimizi coşturmaktadır.
Kadir Gecesi’nin hangi gece olduğu kesin olarak bilinmemekle beraber genellikle Ramazan’ın yirmi ye-dinci gecesi olduğu tercih edilmiştir. Hz. Peygamber (sas) bunun kesinlikle hangi gece olduğunu belirt-memiş; ancak “Siz Kadir Gecesi’ni Ramazan’ın son on günü içerisindeki tek rakamlı gecelerde arayınız.” Bu-yurmuştur.
Allah, nasıl ki ahirette hikmetinden daha çok kud-retiyle muamele eder; öyle de Kadir Gecesi’nde de hikmetten daha çok kudret hakimdir. O gecenin kad-rini bilenlere İlâhî varidat dolu dolu gelir; hem de ahirette müminlere mükâfat verilmesi ölçüsünde gelir.
Bunları elde etmek için, Kadr’in kıymetini bilmek, semâvî vericilerden yağan vâridâtı alabilmek için Kadir Gecesi’ni bir alıcı gibi kullanabilmek gereklidir.
Bu gecede, insan melekî yanının inkişafıyla, meleklerle şu veya bu şekilde temasa da geçebilir. Öyle ise bu gecenin kadrini bilin ki, kadriniz bilinsin.
Ayrıca Allah (cc)’ın fevkalâdeden ihsanının verildiği şeyler de olabilir bu gecede. Tıpkı ulûfe gibi... Bu gece, bin aydan hayırlı olmasına gelince, bu kesretten kinayedir ve herkes için de söz konusu değildir, belki her geceyi kadir bilenler içindir. Sanki o, her geceyi ihyâ etmişde bu gecede bardağı taşıran rahmet damlayıvermiş...
Ramazan boyunca kendini çekip çeviren insan, bu gecede daha da bir düzene girer. Hatta hayatının bundan sonraki kısmını tam olarak Rabbi’nin rızasına uygun şekilde yaşamaya karar verir.
Verdiği bu karar-da sebat ederse geceyi kendi hakkında bin aydan ha-yırlı hale getirmiş olur. Çünkü bu gecede verdiği kararı ömür boyu uygulamış, hayatının bütün safhalarını Ya-radan’ın emirlerine uygun şekilde yaşamasına bu gece vesile olmuş, böylece hidayeti ile gecesini bin aydan hayırlı hale getirmiştir.
Kadir gecesini böyle anlamayıp, tek gecelik bir iba-det şeklinde yorumlayanlar hayatlarının bundan son-raki kısmını yine gafletle geçirenler, sadece kadir ge-cesinin dindarlığı ile kalanlar bu geceyi kendileri için bin aydan hayırlı hale getiremezler. Vadedilen ilahi rahmetten de istifade edemezler.
Böyle ay ve geceler sayesinde hayatımızı biraz da-ha takvaya yöneltmemiz, daha dindar bir ömür geçir-meye niyet etmemiz gerekiyor.
Allah Teâlâ birtakım hikmetlere dayanarak Kadir Gecesi’ni ve onun dışında daha bazı şeyleri de gizli tutmuştur. Bunlar: Cuma günü içerisinde duanın kabul olacağı saat; beş vakit içerisinde salât–ı vusta; İlâhî isimler içerisinde İsm–i Azam; bütün taatler ve iba-detler içerisinde rızay–ı İlâhî; zaman içerisinde kıya-met ve hayat içerisinde ölümdür.
Bunların gizli tutul-masından maksat müminlerin uyanık, dikkatli ve de-vamlı Allah’a ibadet ve taat içerisinde olmalarını sağ-lamaktır. Müminler bu geceyi gaflet içerisinde geçir-memeli, ibadet ve taatle değerlendirmelidir.
Allah Rasulü bu gecede şu duayı yapmamızı söy-lüyor; “Allahümme inneke afuvvun, tuhibbul – afve fa’fu anni” ( Allah’ım sen affedicisin, affı seversin be-ni de affet. ) “Kim inanarak ve sırf Allah rızası için Kadir gece-sinde kalkarsa geçmiş günahları bağışlanır.”
“Kadir gecesi yatsı namazında cemaate hazır bu-lunan ondan nasibini almıştır.” Buyrulmuştur.
Kadir Gecesi’ni, namaz kılarak, Kur’ân–ı Kerim oku-yarak, tevbe, istiğfâr ederek ve dua yaparak değer-lendirmeli. Üzerinde namaz borcu olanların nafile namazı kılmadan önce hiç değilse beş vakit kaza namazı kılmaları daha faziletlidir.
Kazası yoksa nafile kılar. Bu gecenin öyle bir anı vardır ki o anda yapılan ibadet ve dualar mutlaka makbul olur. Bu önemli anı yakalamak için gecenin bütününü tevbe ve istiğfar ile geçirmek gerekir.
Son Güncelleme ( Salı, 15 Eylül 2009 09:30 )





